The Curse of Apple
Çok değil on yıl kadar önce sınırlı sayıda bulunan cep telefonları hayatlarımızı ele geçirmek üzere. Çıkış amaçları iletişim kurmak olan bu aletler misyonunu yitirdiler. Biraz geçmişe gidersek cebe en rahat girenin makbul olduğu dönemler, yerini bırak cebe sokmayı elimize zor sığdırdığımız küçük çaplı bilgisayarlara bıraktı ve biz bu aletlere ısrarla cep telefonu demeye devam ediyoruz.
Boyut değil işlev önemli dedik. Sürekli bir yeni modelinin peydah olduğu teknoloji sektörünün gözü ise öncelikle donunuzda. Bir kaç özellik çıkarıp ekleyerek araya milyarlar koyuyorlar ve siz de afiyetle yiyorsunuz. Bunu kabullenmenin vakti geldi artık insanlar bağımlı ve bu bağımlılık elinizdeki telefonunun akıllılık oranı arttıkça sizinkinin düşmesine sebep oluyor.
Hadi donsuzlukla bir şekilde başa çıktınız diyelim, elmanın işlevleri bitecek gibi değil. İnsanları aptallaştırmalarının yanı sıra bu aletler sizi yalnızlaştırıyor da. Yanınızdakini göremiyorken o camın arkasındaki dünyada bir hayat yaşıyorsunuz. Herkesin önünde bir duvar örülü artık. kalabalıkların içindeki yalnızlık klişesi havalı olmaktan çıkıp çağı ele geçirdi.