“Zorunlu askerlik hizmeti emek zaman ve kaynak israfıdır. erlik,
derhal bir meslek statüsü kazanmalı ve
profesyonel ordunun bir parçası haline gelmelidir. Her üç ayda bir toplanan yüz
binlerce genci askere dönüştürmek için harcanan çabanın onda biriyle ordunun
işlevselliği on kat arttırılabilir. Sosyoekonomik açıdan geri bırakılmış
toplumun zorunlu askerlik hizmeti yoluyla olumlu anlamda biçimlendiği düşüncesi
asla geçerli değildir. Bunun kanıtı nesillerdir askerlik hizmetini tamamlamış
erkeklerin yönlendirdiği günümüz toplumunun mevcut düzeyidir. Askerliğin insanı
adam ettiğine ilişkin inanç, bütünüyle temelsizdir. On dokuz yaşına kadar cahil
bırakılmış genç erkekleri dayatma yoluyla, on beş ay içerisinde bilinçlendirmek
mümkün değildir. Dolayısıyla, 460 gün boyunca izmarit toplayarak mıntıka temizliği
yapmış olanla ,kanalizasyonu denize akıtan kişi aynıdır. Dolayısıyla, 460 gün
boyunca vatan sevgisi aşılanan insanla, devletine kazık atana aynı kişidir. Dolayısıyla,
460 gün boyunca vatandaşını adam etmek için uğraşanla insani gelişmişlik
endeksinde dünya 84 üncüsü olan aynı ülkedir. Ordu zorunlu katılımlara ihtiyaç
duyamayacak kadar ciddi bir kurumdur. Aldığımız
eğitim süresi on haftadır. Çağdaş hiçbir ordu on haftalık erlere güvenerek
varlığını sürdüremez. Kahramanlık şiirleri okuyan ve komanda üniforması giymiş
beş yaşındaki çocuklar kadar asker olan bizler, bu vatan için öleceğiz. Çünkü
ne savaşmayı biliyoruz ne de hayata dair umudumuz var!”
dipnot: ZİYAN