ROBOKLAR DÜNYASI


Kurallar ne için vardır ? 
Bu soruyu kendime ve sizlere yönelterek soruyorum şimdi. Durun ve ne kadar istiyorsanız o kadar düşünün. Sıra geliyor benim düşündüklerime.


Kural dedikleri şey insanoğlunun bir arada yaşamaya başlamasından itibaren doğan, toplumun huzur ve refahının sağlanması ve kargaşaların ortaya çıkmaması için konulan  gerekliliktir. Tabii ki kuralları koyana ve ne kadar gerekli bir gereklilik olup olmadığına göre değişir onun bir gereklilik olduğu. Bazen sadece gereksizliktir. Kurallar bu kadar insana özgü bir şey olduğuna, gökten inmediğine, insanlar tarafından yine insanlar için konulduğuna göre, nedir bunlara bu kadar takıntı benim takıldığım nokta bu işte. Onların bize uyması gerekirken biz neden onlara uyuyoruz? Toplum "Lanet olsun! Kuralsız daha temiz bir dünya! ve "Kuralsız bir dünya düşünemiyorum" diye neden ikiye ayrılmak zorunda? Neden orta yolu bulamıyoruz ve eziyet ediyoruz kendimize? Biz derken yanlış anlaşılmasın, ben öyle şeyler yapmıyorum. Ben sıkıntı çıkmaması içen konulan bir şeyin, sıkıntı çıkardığı nokta da; bana verilen, düşünmeye yarayan, beyinde denilen organıma danışırım bir kere. Esnekliğini arttırırım kuralların. Yine tam bu nokta da benim gibi düşünmeyen roboklar çıkıyor karşıma. Onlarsız yapamayan, bir ana bacı gibi bağrına basan, onlarsız bir dünya düşünemeyen, gerekirse insanlığı katledip, "kurallar böyle kardeşim" diyebilecek, her türlü kuralı ezip geçebilecek asi tiplerin karşıtlarından bahsediyorum. Roboklar. Binlerce robokla bir arada yaşıyoruz aslında. İnsan olmaktan çıkıp, mekanikleşen tipler. Bunların sayısı bu kadar fazlayken, bir gerilla kuvveti oluşturduktan sonra kuralların olup olmamasını sorgulayabiliriz ancak. Bu roboklar ki; artık iç güdülerden, bireysel düşüncelerden çoktan vazgeçmiş, başlarında mutlaka bir yöneticinin bulunduğu bir topluluğa bağlı insanlardır. Yöneticileri ne derse onu yaparlar . Sorgulamak demişken, benim buraya rahat yazmama bakmayın, bir süre sonra onu bile topluma açık yerlerde yapabileceğin<m>izi sanmıyorum ben. Bu bir uyarı  değil, bir tahmin sadece. Kıyafetlerde moda nasıl her geçen sene geçmişe dönüyorsa, beyinlerde de yaşanıyor bu.  Bu kurallar yaptırım olmaya, bu roboklar güç kazanmaya başlayınca, yapabildiğimiz tek şeyde elimizden alınacaktır. Sorgularken kurallara ters sorgulamalarda bulunduğumuz için yerimiz karanlık bir delik olacaktır. İç güdülerinize güvenin. Özgürleşmek yerine daha da gerilere gidiyoruz. İlerlemek için geriliyoruz kısaca. Önceden cahil, örümcek beyinli denilen tipler şimdi hepsi birer roboklar. Yine varlar sadece daha güçlüler. Bu ütopik gibi duran ama aslında tam içinde bulunduğunuz bir dünyadan söz ediyorum. Düşünmek, Düşünmek, Düşünmek. Hala yapabiliyorken.



Dipnot: Bu kadar kuralcı bir toplumda yetiştikten sonra, "anlamı yoktur" demenizi beklemiyorum; sadece bunun üzerine biraz daha düşünüp, bunlara körü körüne bağlanmaktan ^^en azından şu yazıyı okuyan insanların^^ vazgeçmelerini istiyorum. Hayatı kurallara göre yaşayamazsınız, istisnalar çokça çıkacaktır karşınıza. Bu durumlarda sizden tek istediğim  robok  değil insan olduğunuz gerçeğini hatırlamanızdır. Benim için değil kendiniz içindir bu istek. Bir Wimparella yaptırımı değildir. Aradaki farkı iyi belleyin diye dedim.

  

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bahar Sendromu

Dönüşü