"ÇIK HAYATIMDAN"

Enteresan bir duygu bu. Kimse benim kadar devam ettiremez bu acı selini. Dünyanın en büyük pesimistleri bile her defasında aynısını yaşayamazlar çok zorlasalar bile. Bu bana has, bana özgü bir acı bu. Rüyalarımda, bi kaç dakikalık yalnızlıklarımda, can sıkıntılarımda, özlemlerimde, arzularımda, en sevdiğim şarkının nakaratında, anlık dalışlarımda bile yakalayıp hapsediyor beni içine. Sanki dünyanın bi ucuna bile gitsem kurtulamayacakmışım, yakamı bırakmayacakmış gibi geliyor ve her gün biraz daha ölüyorum. Beni ne zaman bu nöbetin içine sokacağını bilemiyorum. Zamansız yakalıyor her seferinde ve derinden yaralıyor benliğimi, ruhumu, bedenimi.. Zaman geçtikçe daha da anlamsız geliyor keşkelerim, asla oluyor hayallerim ama bu duygu, bu şeytan her ne boksa kalabalıktan korkuyor. Bunu kesinlikle anladım. Çünkü beni en çok yalnız; bedenen ya da ruhen, yalnız anlarımda yakalıyor  ve her seferinde farklı bir film karesiyle geliyor gözümün önüne. Bir bakıyorum hayattan kopmuşum ve olan olmuş artık. Yapacak hiç bir şey yok. Yine aklımda, kalbimde ve tüm bedenimde. Yine sarmış her yanımı. Sesini özlüyorum ve bütün benliğim haykırıyor her film karesinin sonunda olduğu gibi değişmeyen aynı heceleri ve tonuyla,  keşke ... 


Bu blogdaki popüler yayınlar

Bahar Sendromu

Dönüşü